Vasküler Kaynaklı Erektil Disfonksiyonda ( Sertleşme problemi )

Vasküler Kaynaklı Erektil Disfonksiyonda ( Sertleşme problemi ) Ekstrakorporeal Şok Dalgası Tedavisinin Etkinliği: Tek merkezli, randomize, prospektif çalışma

Abdulkadir Özmez, Asgar Garayev, Ateş Kadıoğlu
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi, Androloji Bilim Dalı

erektil disfonksiyon

eswtturk.com

AMAÇ:
Düşük enerjili ekstrakorporeal şok dalgası (ESWT) erektil disfonksiyon (ED) tedavisinde
kullanılan non-invaziv tedavi yöntemlerinden biridir. Bu çalışmada, vasküler nedenlere bağlı
hafif-orta dereceli ED tanısı konulan hastalarda placebo karşılaştırmalı ESWT tedavisi
etkinliğininin kısa dönem sonuçlarının değerlendirilmesi amaçlandı.
HASTALAR VE YÖNTEM:
Çalışma tek merkezli, prospektif, randomize ve placebo kontrollü yürütüldü. Temmuz-Eylül
2016 tarihlerinde hafif-orta ED (IIEF-EF 17-21) ile başvuran 32 hasta çalışmaya alındı. Hastalar ESWT (n = 22) veya placebo (n = 10) grubuna randomize edildi. Çalışma 4 haftalık arınma sürecini takiben 4 haftalık tedavi (4 haftada toplam 4 kez; enerji 0.2mJ/mm2, frekansı 5Hz, impuls sayısı 3000, uygulama süresi 10dk, uygulama derinliği 15mm) ve 48 haftalık takip döneminden oluşturuldu. Tedavi aşamasında hastalara aktif veya plasebo dozuna uyarlanmış (DUOLITH SD1 Storz Medical AG, Tagerwilen, İsviçre) enerji kaynağı uygulandı. Yanıt oranı üçüncü ay IIEF skorunda artış ve SEP2,SEP3,GAQ1 ve GAQ2 (son 4 haftada 4 cinsel ilişki teşebbüsünün en az %50’sinde yeterli penetrasayon ve ereksiyon süresi) anketleri ile değerlendirildi. Yanıt alınamayan hastalar çalışmadan çıkarıldı. Çalışmada altıncı ay sonuçları incelendi.
BULGULAR:
Gruplararası karşılaştırmada demografik bilgiler arasında fark görülmedi (Tablo). Üçüncü ay
yapılan değerlendirmede ESWT ve plasebo gruplarında %54.5 (n = 12) ve %10 (n = 1) olumlu yanıt elde edildi (p = 0.024). ESWT grubunda 10, plasebo grubunda 9 hasta yeterli yanıt alınamadığı için çalışma dışı bırakıldı. Bazal IIEF skorları ESWT ve plasebo gruplarında 19.9 (SD±1.5) ve 21 olarak hesaplandı. Üçüncü ve altıncı ay IIEF değerleri ESWT grubunda 24.8(SD±1.3) ve 24.1(SD±1.5), plasebo grubunda 23 ve 21 olarak hesaplandı. ESWT yapılan hastaların üçüncü ve altıncı ay IIEF skorları, başvuru anındaki IIEF skoruna göre yüksek saptandı (p=0.001 ve p=0.002; Şekil). Doppler ultrasonda saptanan kavernozal yetmezlik (venookluziv disfonksiyon) (p=0.029) ve uzun süreli ED’nin (p=0.024) başarıyı negativ etkilediği saptandı. Lojistik regresyon modelinde bu faktörlerin istatistiksel anlamlı prediktifliği saptanmadı (p=0.9 and p=0.234). Prostatit semptomları gelişen bir hasta antibiyotik tedavisiyle iyileşirken, PSA değeri yükselen ikinci hastada PIRADS 4 lezyon tespit edildi.
VARILAN SONUÇ:
Hafif-orta dereceli ED’den dolayı ESWT uygulanan hastalarda tedavi sonrası kısa takip
döneminde IIEF skorunda istatistiksel olarak anlamlı yükselme saptandı. ESWT tedavisinin
erektil fonksiyon üzerine gösterdiği olumlu etkisi, mevcut standart yöntemlere alternatif bir
tedavi yöntemi olarak kullanılabilirliğini göstermektedir.